Dernek Başkanı

Mehmet BOLAT

Kurucalı Köyü Muhtarı

Mehmet ÇITLAK

 

yaglidere mutfagi

kocel basari oykusu

Makaleler

En iyi olmak

Dernek başkanımız sayın Mehmet BOLAT uzun zamandır benden bir yazı yazmamı istiyordu. Bende her seferinde zamanımın yokluğunu bahane ederek sürekli erteliyordum.

Benim eğitimim buralar da yazı yazmaya, ahkam kesmeye müsait değil, ama  affınıza sığınıyorum artık.

Köyümüzün web sitesinde eğitim gururlarımız listesini okurken gözlerim doldu. Bir kez daha anladım ki bizim köyümüz herhangi bir köy, sıradan bir köy değil.  Köyümüz de her branş da insan var aşağı yukarı. Vali ve bakan çıkaramamışız tek. Eminim ilerleyen zamanlarda onları da çıkaracağız. Yeter ki herkes kendi alanında en iyisi olma çabasını göstersin. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Herkes biliyor ki konusunda çok iyi olan arkadaşlarımız şuan adından her platformda söz ettiriyor.

Çevremde gözlemlediğim , gezip gördüklerimden şu izlenimleri ediniyorum;

Günümüzde tüm fabrikalar “tüm ticari faaliyetler hep zamana karşı yarışıyor. 2,5 dakikada üretilen bir otomobil 85 saniyede üretilebilmesi için milyon dolarlık yatırımlar yapılıyor. Herkes  bir şeyleri daha çabuk daha kaliteli daha ucuza yapmak peşinde. Kimse kimsenin gözünün yaşına, kara kaşına, kara gözüne bakmıyor. Artık ticaret yapmak üretim yapmak çok zor rekabet acımasızca.. Yıllarca hizmet verdiğiniz müşteriniz sizi çok basit sebeplerle bir anda rakibinize değişebiliyor. herkesin o kadar çok alternatifi var ki sizinle kaybedecek zamanı yok.Hatırlarsanız  ‘sözün senet olduğu’ devirler eskilerde kalmış. Bırakın sözü bugün ‘çek’inizi bile istihbaratını yapmadan almıyorlar. Herkes pastadan daha fazla pay kapma peşinde. Bizim herkesden daha çok çalışmaktan o iş de en iyisi olmakdan başka çaremiz yok. Bir düşünün ki dünya ne kadar hızlı sabah Afrika da kesilen gülleri saat 9 da Hollanda da iş’e giden kadın Çiçekçiden satın alıyor.Aynı Hollanda sadece kesme çiçekten yılda 75 milyar dolar ihracat yapıyor.

İnternetten iş dünyasından başarı öykülerini bir okuyun bakın onlar nerelerden başlamışlar. İnsanlar bir yerlere gelirken mutlaka bir bedel ödemişler. Bedel ödenmeden hiçbir yere gelinmiyor. Gelen varsa da zaten orda çok duramıyor. Bunu diğer komşu illerimizin insanları başarmış, başka yöre insanları başarmış. Biz neden başaramayalım. Onlar bizden daha mı zeki veya akıllı? Bizde tembellik ve atalet hakim. Bizim tek hastalığımız bu. Bunu tedavi ettik mi gerisi gelir.

Farkımız yukarıda sıraladıklarım ile  aşağıda örnekler arasındaki fark.

Akşama kadar kahvehanelerde okey taşları arasında kaybolmuyor-bir iş de çalışıyorum sigortamda var boş ver gerisini emekli olunca köye giderim demiyor. Çocuklarını sadece 1. sınıfta okula yazdırmaya götürürken okulu görüp bir daha okulun önünden geçmemezlik etmiyor, okursa okur okumasa doğru konfeksiyona demiyor. Ay sonu  kıt kanaat geçineceği maaşını içki sigaraya harcamıyor. Bak falancıya genç yaşta öldü ne çalışacağım demiyor. Muhterem anneciğim gibi oğlum az çalış kefenin cebi yok demiyor.

Biz Giresun Yağlıdere Kurucalı Köyü olarak bu tablonun neresindeyiz dersiniz?

Okumayan çocuklarımızı  konfeksiyon köşelerinde ziyan etmeyelim. Gelecek 20 yılda İstanbul ticaretin hüküm sürdüğü büyük bir metropol olacak. Bu pastadan pay almaya çalışalım.bugün İstanbul parsellenmiş sanki.her il kendine göre bir piyasayı almış.biz bırakın köy ilçe olarak il olarak bile sözsahibi olduğumuz bir meslek dalı yok. ticaret başkalarının eline geçmiş Giresunlular hep hizmet ve üretim sektöründe kas gücüyle çalışan insanlar olmuş. Hadi İstanbul’u Giresun’u geçtik, Yağlıdere de bile ticaret Kurucalı köyünde değil

Bence iki seçenek var. Çocuklarımızı ya çok iyi okutacağız yada ticarete atılmalarını sağlayacağız.

Sokakta simit satmanın çorap satmanın ne sermayesi olabilir.

Ben ilkokulda iken çikolata ve bisküvi  satardım, düğünlerde patlamış mısır satardım. Şimdi parasını bile ne yaptığımı hatırlamıyorum ama satmayı çok severdim   Oğlum Mahmut Kaan’da 10-12 yaşlarına gelince su sattırmaya sözüm var kendime.

Eğitim konusunda iş hayatımız gibi pek parlak değil,sayfanın başında gurur duyuyorum demiştim ama son yıllardaki  durum çok içaçıcı değil.

Yağlıdere de lise de okuyan gençlerin birçoğu  okul bitince aşağı gideceğim diyor.ben ilkönce aşağı neresi anlamıyordum.sonra öğrendim ki Amerika imiş.gençlerimizin hayallerini Amerika süslemesin artık.

Öss sınavlarında neden birinciler bizden çıkmasın. Şu anda Türkiye’nin en iyi üniversitesinde okuyan kaç öğrencimiz var. İmkanı müsait olup da okuyan çocuklarımıza kaç kişi burs veriyor. Harçlık gönderiyor. Bir zeytini 3 sefer ısıran , parasızlık yüzünden günde 2 öğün yemek yiyen bir üniversite öğrencisinin Yağlıdereli  olduğunu  biliyor muydunuz?

En son ne zaman köyümüzden başarılı bir bürokrat çıkmış? Yoksa sürekli kel kız gibi ablamızın saçıyla övünüp duruyoruz mu?

Köyümüzden  Giresun üniversitesine rektör adayı çıkıyor, (ben de dahil olmak üzere) herkes Facebook’ da paylaşmadığımız etkinlik şarkı yok ama iş rektörlük gibi önemli bir konuya  gelince hepimiz tısss.Bu atalet uykusundan hiç uyanmayalım olur mu? Taa ki çalışma bakanlığında Mustafa Kuruca’nın ,İMKB başkanlığında Murat Bolat’ın önü açılınca da uyuyalım. O koltukalara da başkaları oturunca da her zamanki gibi ‘vay be adamların her yerde adamı var’’der  dururuz.

Giriş Formu

Fotoğraf Albümünden

Yayla Kış Manzaralari 2014
Yayla Kış Manzaralari 2014
Yayla Kış Manzaralari 2014
Yayla Kış Manzaralari 2014
Kurucalı Köyü
Kurucalı Köyü
Kurucalı Köyü
Kurucalı Köyü
Yayla Kış Manzaralari 2014
Yayla Kış Manzaralari 2014
Yayla Kış Manzaralari 2014
Yayla Kış Manzaralari 2014

Site Sayaç

317052
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Toplam
397
536
397
309811
19537
7630
317052

IP Adresiniz: 74.86.158.109

Kimler Çevrimiçi

16 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

  Copyright © 2014 Kurucali.org - Kurucalı Köyü Gençlik Kültür Ve Yardımlaşma Derneği